Şen Berber
![]()
Aslında istemezdi hep burda oturup gazete okumak.. Bıyıklarının uçları beyazlamıştı.. Yan duvardaki tabloya baktı.. “Ne kadar eskimiş” diye düşündü.. Dükkanı ilk açtığında duvar boş kalmasın diye asmıştı.. Yunus Emre’nin “Yemen ellerinde Veysel Karani” adlı şiiri vardı, fonda da çölde peçeli bir adam namaz kılıyordu.. Camının sol köşesinde çatlak vardı.. Evet, badana yaparken olmuştu bu çatlak.. Gazeteye baktı.. Sonra gazetenin verdiği magazin eklerine baktı.. Utandı.. Acaba Veysel Karani onu ordan görüyor olabilir miydi? Günaha mı giriyordu? Evet, Veysel Karani bu baldır bacak dergilerini hoş karşılamazdı.. Atmalı mıydı? Ama onları çok seviyordu.. Her haftanın dergisi vardı.. Şamdan, Gala, Pasha, Kumsal.. Ee, müşteriler de seviyordu.. Sonra aklına geldi, evet, girişte de bir Karınca Duası asılıydı.. Utandı, rahatsız oldu.. Aynalara baktı.. Utandı.. Tavana baktı.. Utandı..