Kek

Ağustos 4, 2006 at 10:57 am (Üzüntü ve Muz Kabuğu)

kek.jpg

- Can Cake tüketici danışma hattı, buyrun ben Berna. Nasıl yardımcı olabilirim?
- Ben piyasaya yeni sunduğunuz kek hakkında görüşecektim.
- Buyrun efendim.
- Elinize sağlık!!
- Pardon, anlamadım.
- Elinize sağlık işte. Gerçekten çok güzel olmuş.
- E, şey…
- Hep şikayet için mi arıycaz canım. Nefis bi kek. Çok sevdim bunu. Gerçek çikolata parçacığı mı bunlar onu soracaktım.
- Evet efendim, gerçek tamamen.
- Özü yani di mi bu?
- Tamamen gerçek efendim.
- Peki soya lesitinini kullanmaya devam edecek misiniz?
- Evet.. Yani evet soya lesitini kullanacağız hep.
- Bu emülgatör ne işe yarar peki?
- Onu tam bilemeyeceğim, üretim departmanına bağlıyayım sizi.
- Hmm. Anladım. Peki bir pakette 1.4 gram protein bulunduğu yazıyo. Bu brüt mü?
- Nası yani? Pardon, anlamadım.
- Yani çok lezzetli de. Ben ambalajını da yedim. Ambalajında da protein var mı?
- Çok şakacısınız.
- Bisküvidir, şekerlemedir, bunların ambalajlarına hasta olurum. Yurtdışına giden arkadaşlardan hep o ülkenin bi bisküvisinin falan ambalajını getirmesini isterim. Böyle bir koleksiyonum vardı bir zamanlar.
- İlginç.. Noldu sonra?
- Ev çöp eve dönecek diye annem attı. Benim yengem çok güzel kek yapar.
- Öyle mi?
- Böğürtlenli yapar mesela. Enfes.. Böğürtlenli kek hakkında bir saat konuşabilirim.
- Hihi..
- İşiniz çok eğlenceli bence. Bir de bi gizeminiz var.
- Nası yani?
- Ben hep bu call-centerlar, müşteri hatları falan, yeraltında bi yerde çalışıyosunuz zannederdim. Yada uyduda.
- Hayal gücünüz çok geniş. Biz de sizin gibi şehirde yaşıyoruz.
- Bizim gibi yiyip, içiyosunuz yani.Hangi şehirdesiniz?
- İzmir.
- Allahallah. Ben hep İstanbul’da zannederdim, demek buradan yayın yapıyosunuz.
- Hihi..
- İsim neydi? Berna’ydı di mi?
- Evet..
- Berna çok güzel bi sesin var. Çok tatlı yani. Yanlış anlama ama kekleri de sen mi yapıyosun?
- Ay.. Hihihi.. Şu böğürtlenli kekin tarifini alabilirmiyim?
- Yazın..

15 dk. sonra..

- Ya işte, adamın biri “kekin içinden yarabandı çıktı,tüketici mahkemesine gidicem” deyince iki koli kek yolladık hediye diye.
- Bernacım. Napalım, işin ne zaman bitecek?
- Nası yani?
- Sinemaya gidelim ya. Benim canım sıkıldı.
- Olur canım.
- Ben seni alıyim işten. Akşam bırakırım eve.
- Tamam.

ps. Birisi keşfetse de şu yazıları filme çekse. Voleyi vursam şurdan ne güzel olur. Sanat manat bunlar boş işler. İyi bi teklif gelsin satacam hepsini. Göl kaplumbağası ticaretine girecem. Manyak para varmış bu işte. Beş tane de çocuk yaparım. Biri pazarlama müdürü, biri üretim müdürü, biri finans müdürü olur. İkisi de para yesin sadece. Sonra İzmir’e bikaç tane gökdelen kondururum. Allahım çok para kazanıcam, şimdiden kendimden korkmaya başladım yoldan çıkarım diye. (Vay vay,yazdık ki ne yazdık) Bu arada “ps.” yazınca havalı oluyo.
-Bu yazı dizisinde sanal reklam uygulanmaktadır.-

O Piti Piti Ayakkabı Süngerleri’nin sunduğu “Üzüntü ve Muz Kabuğu” devam edecek bu gidişle.

5 Yorum

  1. anyone demiş ki,

    “ps”nin açılımı ne demek? bunca yıldır okuyorum, görüyorum bir kez bile merak etmedim. bir de “hamiş” var ama ona hiç girmeyelim bence.

    – Postscript, postscriptum.. Hep kullanılır hava olsun diye yani dipnot demek yerine daha havalı duruyo filan gibi.. Hamişe bence de girmeyelim.. Gıcık çünkü.. Ayşe Arman kullanıyo onu.. Ps öyle mi ama.. (ben edit yaptım bu yorumu, blog yeni, idare ediver)

  2. yirtikperde demiş ki,

    hıh buldum.. aşağıya yazıyomuşuz.. İlk commentimi aldım.. Teşekkür.. Dükkan açıldı artık.. Zamanla alışırım bu blog dalgasına..

  3. anyone demiş ki,

    cevap vermek için yazdığım comment’i edit etmene çok güldüm ama idare edeceğiz böyle acemilikleri.

    bir de yeni başlayanların ilk yorumlarını aldıklarında yorumu yazan kişinin bloguna mı yoksa yorum yazılan yere mi cevap vermekte dilemmaya düşmeleri bloglar aleminde zaman zaman gördüğümüz -ve fakat görmek istemediğimiz- hareketlerden biridir.

    bu arada bereket versin;)

  4. yirtikperde demiş ki,

    Amin.. Sağol.. Alışıcaz böyle böyle.. İade-i ziyaret yapıcam.. :)

  5. perde demiş ki,

    çok güzel :)

Yorum Yapın