Beyninde film çekmek..
![]()
- Olympos’ta yapmak ister misin? Kısa dönem?
- Valla olur abla. Ama yok ya orası kışa denk gelirse, orman falan, içimi karartır, yok, olmaz…
- Sarıyer subay gazinosunda yap.
- Ya İstanbul… Yok olmaz, kalabalık orası..
- Boğaz’a bakıyo işte güzelim, oraya verelim seni…
- Üff… Ya sonra.. Şimdi olmaz…
- Haftasonları gel yap, tatillerde falan… Taksit taksit…
- Ya şimdi… Ne biliyim…
- Canım ya… Çok nazlanıyosun… Maaş bağlayalım sana şöyle 2000 YTL.. Olur mu?
- Olur da başka şeyler de lazım…
- Söyleyelim nöbet falan da yazmasınlar.. Takıl işte…
- Daha bu tarafta olsa…
- Çiğli olur mu?
- Eve çift vesait. Olmaz… Bizim ilerde lojmanlar var, orayı yazsanız…
- Orda da canın sıkılır be oğlum. Sonra derler “ Adam bedavadan askerlik yaptı” diye..
- O da doğru…
- Antalya Serik nasıl?
- Olmaz. Yazın duramam orda.
- Bak Sarıyer güzel yazıyimi orayı?
- Yaz bakalım.. Ama şimdi gitmiyim.
- Canın istediği zaman gel ablacım..
- Geleceğim zaman ben sizi ararım…
- Sen çaldır biz seni ararız…
* * *
- Soyadınız Çekirge demek… Haha… Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar… Haha…
- Beni buraya niye çağırdınız?
- Öhöm… Pardon.. Parallel Lives şirketine hoş geldin.. Evet aylarca çırpınıp durdun ve sonunda kapıyı araladın.. Sana sunacaklarımızın sınırı yok…
- Ben bi matrix kokusu alıyorum…
- Evet yada hayır.. Hep bunları düşündün… Hayatı kıyıdan izlemek, gerçek dünyaya girememek, arada tökezlemek, sağa sola çarpa çarpa ilerlemek, ilerlediğini sanıp geriye gitmek… Bütün bunlardan kurtulmak elinde artık…
- Nassı yani?
- Parallel Lives sizi gerçek hayatın karmaşasından, kaygılarından kurtarıyor. Sisteme gelince… Senin bir klonunu çıkarıyoruz. Karakterini, huyunu analiz ediyoruz. Ruhunu modifiye ediyoruz. Yeni bir insan yaratıyoruz.. Artık klonun senin yerine yaşıyor.. Ona her şeyi öğretiyoruz, topluma uygun hale getiriyoruz…
- Bütün bunları babanızın hayrına yapmıyosunuz tabi?
- Tabii ki.. Klonun ömrü boyunca bize taksit ödüyor. Bi nevi mortgage sistemiyle mutlu ve huzurlu bir yaşam..
- Peki ben nerde oluyorum o sırada?
- Şirketimiz size farklı seçenekler sunuyor. Birincisi ölmek… Seni istediğin şekilde öldürüyoruz… Kimsenin bilmediği bir yere sessiz sedasız gömülüyosun… Klonun devreye giriyor. İkincisi gold class üyeliğimiz, seçeneklere ve ödediğin ücrete göre dünyanın herhangi bir yerinde ömür boyu tatil.. Kimse yerini bilmeyecek…
- Peki benim yerime geçen ben ne yapacak?
- İşe gidecek, eve gelecek, evlenecek, çocuk yapacak, vs.vs.. Sosyal bi hayat vericez ona.. Sana zor gibi gözüken, karmaşık dediğin her şey çok basit olacak onun için… Her şey çok basit…
- Siz yoksunuz!
- Sen de yoksun…
* * *
- Kendine güven… Evet.. Evet… Herşeyi yapabiliriz. anladın mı? Bi kere mesela… mesela… Japonca konuşabilirim eğer kendime güvenirsem…
- Hadi be…
- Takaramiko asuko…
- Ne demek?
- Bilmiyorum.. Anlamsız gelebilir ama en azından kendime güvendim ve konuştum.. Daha fazla güvenirsem anlamlı birşeyler çıkartabilirim…
- ?!
- İçimdeki enerjiyi açığa çıkarttıktan sonra yapamayacağım şey yok…
- İyi de sen Japonca bilmiyosun ki…
- Bilgi nedir ki… Hepsi bize başta yüklenen şeyler.. Sadece zamanla hatırlıyoruz onları..
- İyi… Bi çay söylesene…
ruki demiş ki,
Ağustos 6, 2007 9:09 am
hani şu ilk bölüm, çok eğlencelik bir yazı gibi duryor ilk okuduğunda. ama sonra insanın içine, taa derinlerine dokunuyor. hani fıkra tadında olmuş. kalemine çok çok sağlık..